Antidepresanlar hakkında ki tecrübelerim


#1

Antidepresan içince sosyal anlamda daha sıkıntısız oluyorum ama aynı zamanda sinirsiz oluyorum. Siniri bir marifet gibi algıladım hep. Sinirli olup bunu yansıtabilmek hayat amacım gibi bir şeydi. Antidepresan içmenin sevmediğim yanı buydu.

Antidepresan içersem kendimi ifade ederim ama sakin bir insan olurum. İçmezsem kendimi ifade edemem. Birini seçmek zorunda mıyım kardeşim? Kendini ifade eden adamın, sinirlenip karşısındakine şarlayan ve baskınlığını ortaya koyan adamın benden fazlası ne? Sosyal ortam ve insanlarla konuşmak etmekten ziyade sinirli olmak ve sinirimi yaşamak, yumruk atmak gibi şeyler ilgimi çekti hep. Yani kendimde eksikliğini yoğun hissettim. Bu his işimi gücümü yapmamın ötesine geçti.

Lise sonda sinirli ve sinirini yansıtan bir çocuk vardı, onunla iddialaşmaya çalıştım birkaç kere ancak çok daha üstün, baskın geldi bana. Onun dışında facebookta insanlara sataşıp sataşıp duruyordum. Gerçek hayatta yapamıyordum. İnsanlardan yardım eli isteyemiyorum çünkü yapmak istediğim şeyler muhtemelen kötü şeyler. Bu yüzden bokumda boğularak öldüm.

İnsanlardan yardım eli bekleyemem çünkü ben kötü olabilirim. Onlarla bir konuşmaya başlasam yardım şöyle dursun, “haha ölüyorsun işte layığını bulmuşsun” cevabını almam muhtemel. Benim kötülük tarafım eksik kaldı. Güzel tatlı şeyler yapmak istiyorum yapamıyorum değil. Eksik kalan taraf kötülük tarafı. Ve bunun baskılanması öyle göz ardı edilecek bir şey değil.

Cinsellik gibi şiddetini de yaşamalı insan. Cinsellik de hiç yaşamadım (yani ciddi manada). Kötülüğümü hep birilerine, bir şeylere bağladım. Ama ben bokumda boğulurken o birilerinin hayatının nasıl iyi gidebildiği sorusu cevapsız kalıyor öyle de. 4 sene önce birine saplandım ve bittim. Hayat devam etmedi. Durdum ve ölüm geldi beni aldı.