Demans Riskini Azaltmak İçin 6 Tavsiye

blog

#1

Yaşlanan bir nüfus, demansla yaşayan insanların sayısının artmasına neden olmaktadır. Demans, bellek bozukluğu, kafa karışıklığı ve günlük aktiviteleri yürütme becerisi kaybı gibi bir grup semptom için genel bir terimdir.

Alzheimer hastalığı en yaygın bunama şeklidir ve beyin sağlığında ilerleyici bir azalmaya neden olur.

Örneğin Avustralya’da Demans rahatsızlığı 425.000’den fazla kişiyi etkilemektedir. Genel olarak ikinci sırada yatan ölüm nedenidir ve kadınlarda önde gelen sebeptir.

Demans için ana risk faktörü yaşın ilerlemesidir. 85 yaş üstü insanların yaklaşık% 30’u demansla yaşamaktadır. Genetik etkiler de hastalığın başlangıcında rol oynar, ancak bunlar erken başlangıçlı Alzheimer hastalığı gibi daha nadir görülen demans tipleri için daha güçlüdür.

Yaşımızı veya genetik profilini değiştiremesek de, Demans riskimizi azaltacak bazı yaşam tarzı değişiklikleri yapabiliriz.

1. Zihinsel Uyarıcı Faaliyetlerde Bulunun

Eğitim, demans riskinin önemli belirleyicilerinden biridir. Örneğin on yıldan daha az okul eğitimine sahip olmak, demans gelişiminin şansını artırabilir. Ortaokulu bitirmeyen kişiler en büyük riske sahiptir.

İyi haber şu ki, beynimizi her yaşta, gazeteleri okumak, kart oyunları oynamak, yeni bir dil öğrenmek ya da beceri öğrenmek gibi işyerinde başarı ve boş zaman etkinlikleri ile güçlendirebiliriz.

Kanıtlar, bellek ve problem çözme stratejileri için grup temelli eğitimin uzun vadeli bilişsel işlevi geliştirebileceğini göstermektedir. Ancak bu kanıt, bilgisayarlı “beyin eğitimi” programları ile genelleştirilemez. Sosyal ortamda zihinsel olarak uyarıcı faaliyetlerde bulunmak aynı zamanda bilişsel eğitimin başarısına da katkıda bulunabilir.

2. Sosyal İletişimi Sürdürmek

Daha sık sosyal iletişim (arkadaş ve akraba ziyaretleri veya telefonla konuşmak gibi) daha az demans riskiyle bağlantılıyken, asosyal yaşam tarzı demansı tetikleyebilmektedir.

Grup veya topluluk faaliyetlerinde daha fazla yer almak daha az riskle ilişkilidir. İlginçtir ki, arkadaşlık grubunun büyüklüğü, ufak bir çevre ile düzenli temastan daha az etkilidir.

3. Kilo ve Kalp Sağlığınıza Dikkat

Kalp ve beyin sağlığı arasında güçlü bir bağ vardır. Yüksek tansiyon ve obezite, özellikle yaşamın ortasında, demans riskini artırır. Bu kombine koşulların demansa etkisinin % 12 olduğu görülmüştür.

40.000’den fazla insandan elde edilen verilerin analizinde, tip 2 diyabeti olanlar, demansa sağlıklı insanlardan iki kat daha fazla yakalanma riskine sahip olduğu tespit edilmiştir.

Bu koşulları ilaç kullanımı, diyet, egzersiz yoluyla yönetmek veya tersine çevirmek demans riskini azaltmak için çok önemlidir.

4. Daha Fazla Egzersiz Yapın

Fiziksel aktivitenin bilişsel gerilemeye karşı koyduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. 33.000’den fazla kişiden oluşan verilerde, fiziksel olarak yüksek düzeyde aktif olanların, inaktif olanlara kıyasla% 38 daha az bilişsel düşüş riski vardır.

Tam olarak kognisyonu sürdürmek için ne kadar egzersiz yeterlidir hala tartışılmaktadır. Ancak, en az dört hafta süreyle egzersiz yapmanın etkilerini araştıran çalışmaların yakın tarihli bir gözden geçirilmesi ile egzersizin en az 45 dakika sürmesi ve orta ile yüksek yoğunlukta olması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Ne yazık ki ülkemizde bu rakamların yanına dahi yaklaşılmıyor. Türkiye’de spor yapanların sayısı oldukça düşük seviyede.

5. Sigara İçmeyin

Sigara içimi kalp sağlığına zararlıdır ve sigarada bulunan kimyasallar, beyindeki iltihap ve damar değişikliklerini tetikler. Ayrıca, serbest radikaller olarak adlandırılan kimyasalların hücrelerimize zarar verebileceği gibi oksidatif stresi de tetikleyebilirler. Bu süreçler demansın gelişimine katkıda bulunmaktadır.

Demans riski, sigara içenlerde sigara içmeyenlere göre daha yüksek olduğundan, bu durum bir kez daha herkes için sigara konusunu ciddi anlamda düşünmeye teşvik etmelidir.

6. Depresyon için Yardım İsteyin

Türkiye’de bir çok yetişkin şu anda depresyon ile yaşıyor. Depresyonda, beyinde demans riskini etkileyebilecek bazı değişiklikler meydana gelir. Stres hormonu kortizolünün yüksek seviyeleri, bellek için önemli olan beyin bölgelerinin büzülmesine bağlanmıştır.

Kan damarlarına zarar veren damar hastalığı da hem depresyon hem de demansta gözlenmiştir. Araştırmacılar, uzun süreli oksidatif stres ve inflamasyonun her iki duruma da katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir.

10.000’den fazla insan üzerinde yapılan 28 yıllık bir çalışma, demans riskinin ancak on yıl önce tanıdan önce depresyon geçirenlerde artmış olduğunu bulmuştur. Bir olasılık, geç dönemdeki depresyonun demansın erken bir semptomunu yansıtabilmesidir. Diğer çalışmalar, 60 yaşından önce depresyonun hala demans riskini artırdığını göstermiştir.

Dikkate alınması gereken diğer şeyler

Demans risk faktörlerini azaltmak, demansı asla yakalanmayacağınızı garanti etmez. Ancak bu, nüfus düzeyinde, daha az insanın etkileneceği anlamına geliyor. Son tahminler, tüm demans vakalarının% 35’inin yukarıda belirtilen risk faktörlerinden kaynaklandığını göstermektedir.

Bu rakam aynı zamanda daha az kanıtlanmış olmasına rağmen, işitme kaybının da demansa etkisini içermektedir.

Uyku bozukluğu ve diyetin demans riskine katkısı önemli olarak ortaya çıkmakta ve kanıt tabanı büyüdükçe daha fazla dikkat çekmektedir.

Demans, yaşlı bir kişinin hastalığı olarak görünse de, demansın ortaya çıkmasından birkaç yıl önce beyinde zararlı süreçler meydana gelebilir. Bu durum şimdiden demans riskinizi azaltmak için ve aynı zamanda harekete geçmek için en uygun zaman demektir.

Psikiyatrik Blog.
Psikiyatrik Bilgi Kaynağı.