Hastalığı İlaçsız kontrol altında tutabilen tek ben varım galiba


#1

2002 yılında yakalandığım bu rahatsızlıkta ilk teşhisi 2005 yılında aldım ve ilaç kullanmaya başladım. 2012 yılına kadar aralıksız ilaç kullandım ve bu dönemde ilaçlarım deneme amaçlı kesildi ve 2018 Haziran itibariyle hala kullanmıyorum. Hastalığım hala tekrarlıyor fakat hastalığı başlangıç seviyesinde tutup ilerlemesini önlediğim için hiç hastalanmamış gibi hayatıma devam ediyorum. Hayatımda ilk defa 4,5 yıldır aralıksız çalışıyorum ve 3 yıldır da evliyim.

Tedavi sürecinde farkettim ki durduramadığım düşüncelerim içinden; içinde kişi ve hayali senaryoların geçtiği hayaller hastalığı ortaya çıkaran ve besleyen düşüncelerimmiş ve bu düşünceler sürekli duygularımı değiştiriyormuş. Duygular değişince de depresyon ve mani belirtileri arasında geçen ümitsizlik, suçluluk, olağanüstülük vb. düşünceler ortaya çıkıyormuş ve sonrasında depresyondayken bu kötü duygulardan kurtulmak ve manideyken iyi duyguları sonuna kadar yaşayıp sürekli sürdürmeye çalışmak için hastalık belirtilerinde geçen davranışları geliştiriyormuşum. Bende ilk olarak kişi ve senaryolar içeren düşüncelerimi psikolog desteği ile durdurdum ve duygularım dengeye geldi. Mevsimsel, strese bağlı nedenler vs. ile de değişen duygularımın tetiklediği depresyon/mani düşüncelerini de sadece duygularımın tekrar eski haline gelmesini bir süre bekleyip depresyon/mani düşünceleri ile hissettiklerimin arasında bağlantı olmadığını farkederek önledim ve sonuçta mani/depresyon davranışları içerisine girmemin önüne ilaç kullanmadan geçmiş oldum. Her seferinde aynı şekilde tekrarladığı için yaşayacağım rahatsızlıkları haftalar öncesinden öngörüp önlemini alabiliyorum ve bu şekilde hiç hastalanmamış gibi hayatıma devam edebiliyorum.

Geçen 6 yıl içerisinde de hiç doktora başvurma gereği hissetmediğim gibi görüştüklerim de ilaç verme gereği duymadılar.

Benim bu yaptığım herhangi bir keşif felan da değil, mevcut psikologların uyguladığı yöntemlerle yapılabilecek birşey fakat geçen 6 yıllık süreç içerisinde yüzlerce kişiyle bunu paylaşmama ramen hiçkimse söylediklerimi uygulamadı maalesef. İyileştikten sonra doktorlarımın benim durumumu göz önüne alarak hastaları bu alana yönlendireceğini düşünmüştüm fakat onlar benim yaptığımı herkesin yapamayacağını söyleyerek reddetmişlerdi. Geçen zaman içerisinde haklı olduklarını gördüm.


#2

Kardeşim rica etsem burada hepimizle yöntemini paylaşırsan çok sevinirim. En azından birimize bile yardımın dokunsa o bile kar. Çünkü senin gibi bu hastalığı ilaçsız zapteden insanlar tanıyorum. Fakat hiçbiri kesinlikle yöntemini paylaşmıyor. Ben bazı şeylerin birazda ruhani olduğunu düşünüyorum. Senin yöntemini öğrenmeyi ve denemeyi çok isterim.


#3

Eğer gerçekten böyle birşey varsa acilen cevap bekliyorum. Rica ediyorum yöntemizini yazın. Herkes görsün, bilsin, yararlansın.


#4

Herşeyi bütünüyle yazabilmem çok zor fakat sadece çözümün mantığını ve ilk yapmanız gerekenleri yazayım. Zaten sadece bunları yapabilmeniz bile en az 2-3 yıl gerektirecek.
Yöntemin bir mantığı var; “Sıkıntıyı sıkıntı oluşmadan önce farketmek ve önlemek” Çünkü hastalık farkında olmasanız da sürekli aynı şekilde ve aynı olaylar üzerinden yaşanıyor ve tekrar ediyor. Sıkıntıyı önceden farkedebilmek için yaşadığımız belirtileri bi sıralamaya alalım. Yaşadıklarımız:
-Duygu -Düşünce -Davranış başlıkları altında toplanıyor. Yaşadıklarımızı göz önüne alırsak da sıralama 1)Duygu 2) Düşünce 3) davranış veya 1) Düşünce 2) Duygu 3) Davranış olarak ortaya çıkar. Yani ya düşüncelerimiz duygu yaratıyor sonra davranış geliyor ya da duygularımız düşünce yaratıyor sonra davranış geliyor. Bu mantıkla gidersek hangi düşünceler başlarsa duygular başlar ve düşünce/duygu birleşince davranış ortaya çıkar sorusunu sormamız gerekiyor. Bu noktada hangi düşüncelerin duyguları ve davranışları başlattığını bilirseniz ve düşünceyi durdurursanız geri kalan belirtiler ortaya çıkmaz. Yine Hangi duyguların hangi düşünceyi tetiklediğini bilirseniz, o duygu gelince yine düşünceyi farkedip durdurursanız duyguyu yaşarsınız fakat düşünce ve davranış geliştirmezsiniz ve hastalanmazsınız.

Hastalığımızın oluşum süreci de şu şekilde gelişiyor:

  1. Hastaneye başvurmadan önceki dönem: Kişiler ve olaylardan esinlenerek kurulan yoğun hayali düşünceler sonrasında duyguların bozulmasıyla yaşam kalitesinin düşmesi ve çözüm arayışına girilen dönem
  2. Hastaneye başvuru sonrası ilaç kullanılan dönem: İlaçların etkisiyle uzun vadeli iyileşmeye gidildiği fakat yine de belirtilerin artıp azalabildiği dönem. Artık bu noktada kişi hangi düşüncesi doğru hangisi yanlış veya hangisi hastalık kaynaklı hangisi sağlıklı düşünceler ayırt edemediği dönem.

Problemi en başından başlayarak çözeceğimiz için ilk yapmamız gereken; Hastalığı başlatan ve sürmesini sağlayan, kişi ve olayların geçtiği, kendi iç dünyamızda kurduğumuz hayali senaryoları psikolog yardımıyla, kağıda yazarak vs. farkedip durdurmaya çalışmak. Bunların şu anda farkında değilsiniz ve size gayet normal geliyor. Hatta bu düşünceler olmazsa yaşayamam, bu düşünceler beni gelecek tehlikelerden koruyor gibi gerçekçi olmayan düşüncelerle bu düşüncelerinizi besliyor ve saklıyorsunuz. Üzerine gittikçe de boğuluyormuş gibi hissedeceksiniz çünkü bu düşüncelerin temelinde korkular yatıyor ve korkuları bastırmak için sürekli bu düşünceleri besliyorsunuz. Halbuki bu korkuları bulup korkulmayacak şeyler olduğunu farkederseniz bu düşünceler birdaha tekrarlamaz.

Diyelim ki dediğimi yaptınız, psikoloğa gittiniz ve bu düşünceleri dışa vurup kurtuldunuz. Bu sefer sizde yarattığı tahribatı aşmanız gerekiyor. Yani sosyal hayatta yaptığınız birçok düşünce ve davranışın sebebi hastalık kaynaklıydı fakat şimdi hastalıklı düşünce/davranışla sağlıklı düşünce/davranışı nasıl ayırt edicem diceksiniz. Bu sefer de yapmanız gereken “En az düşünceyle en doğru kararı almak ve aldığın karardan emin olmak” Çünkü derin düşünceler üretmek yine hastalığınızı tetikleyecek.

Burası çok önemli: Psikoloji kitapları ve psikologlar düşüncelerinizi önce ortaya koyma, sonra neden yanlış olduğunu bulma ve en sonunda doğru cevabı bulmanız için sizi yönlendirir fakat bu bipolar birisi için çok zordur. Çünkü yukarıda bahsettiğim gibi duygular da düşünce üretebildiği için kumsala yazılmış yazı gibi ilk dalgada tüm yaptıklarınız bir anda silinir ve bu yüzden bu yöntem doğru olsa da bipolarda işe yaramaz. Doğruyu bulucam diye sürekli düşünceler üretmenize neden olacağı için de doğruyu bulmaya çalışmak hastalığınızın bir parçası olur.

Bunun yerine kendi aklınıza gelen düşüncelerle değil, başka bir bilgiden yola çıkarak düşünmeye ihtiyacınız var. Kim neye inanır ben bilemem fakat İslami kaynaklar bir insanın hangi durumda ne yapması gerektiğini söylüyor. İslami bilgileri öğrenip bu söylediğimi tıpkı bir terapi gibi şu şekilde yapabilirsiniz. Basit bir örnekle;
-İslam anne ve babaya öf bile denmesini yasaklar fakat İslami kuralları çiğnemeyi emrederse itaat etmemeyi fakat yine de güzel geçinmeyi emreder. Kural özet olarak bu. Sizin de aileniz diyelim ki İslami olmayan bir konuda canınızı sıkıyor; Onların bu yaptıklarını sineye çekmeniz gerektiğini düşünüp olumsuz bir davranış yapmayacaksınız. Bu şekilde doğru bir karar verdiğinize inandığınız için de sadece bir cümlelik düşünce ve karar ile bu işten sıyrılacaksınız. Veya faizli kredi ile ev almanızda ısrar etti, bu sefer de onları dinlemeyip yine en az düşünce ile en doğru kararı aldığını bileceksin. Eğer bu düşünce ile hareket etmezsen bir cümlelik düşünce kurmak yerine günler, haftalar, aylar sürecek bir düşünce içerisinde bulunup tüm ailevi ilişkilerini mahvedebilirsin. Fakat böyle yaparak hem en az düşünce ile en doğru kararı verdiğini bilirsin hem de az düşündüğün için hastalığın tekrarlamaz.

İyi de benim şikayetlerim bunlar değil, ben kendimi suçlu, çaresiz, ümitsiz, değersiz hissediyorum veya ben olağanüstü birisiyim giriştiğim her işte başarılı olurum, çok para harcıyorum vs. şikayetlerim var diyebilirsiniz. İnanın benim bu söylediğim yöntemler ile çok az düşünmeyi başarabilirseniz ve kendi iradenizle değil İslami kurallara göre düşünce davranış geliştirirseniz bahsetmiş olduğunuz belirtilerin hepsi kendiliğinden, siz hiçbir çaba sarfetmeden ortadan kalkacak.
Daha anlatacak çok şey var bu konu ile ilgili fakat ilk bilmeniz ve yapmanız gerekenler bunlar. Yukarıda yazdığım gibi bunları yapmak bile en az 2-3 yıl zamanınızı alacak. İlaç konusunda da yapmanız gereken her ne olursa olsun doktorlarınızı dinlemek ve verdiği ilaçları aksatmadan almak, çünkü ilaçları almazsanız 3-6 ay içerisinde hastalığınız daha şiddetli bir şekilde KESİN olarak tekrarlayacak. Ben ilaçsız çözüm derken ilaçlar faydasız, gereksiz demiyorum. Bir meselenin birden fazla çözümü vardır ve bu çözüm de ilaçla olmadığı için ilaçsız çözüm diyorum. Tıpkı bel fıtığı rahatsızlığı ameliyat ile tedavi edilebildiği gibi masaj veya çıkıkçıların da uyguladığı yöntemlerle de tedavi edilebilir fakat buna ameliyat denmez. Bunun gibi düşünün.


#5

Dini inancım yok o yüzden islami kurallara göre karar veremem ama duygu ve düşünceyle ilgili anlatımınız çok mantıklı . Deniycem . Paylaştığınız için teşekkürler …


#6

Beyinde ki kimyanın değişimi ile ilgili bir durumu ilaç desteği almadan yenebildiyseniz dünyada TEKSİNİZ demektir !
Bu durumu konunun uzmanları ile görüşüp A tipi bir yayında uluslararsı makale şeklinde yayınlatın derim.
Buradan sınırlı kitlelere ulaşırsınız, konunun uzmanları da bu işe bir onay versin değil mi ? Onarın da görüşlerini buradan paylaşır mısınız lütfen zahmet olmazsa ?!


#7

Birçok hastanede birçok uzman ile bu konuyu görüştüm. Aslında yeni birisine bu durumu anlatmama, kanıtlamama gerek de yok çünkü bu konuda çünkü Şişli Etfal ve bakırköy Ruh ve Sinirde görev yapan, benimle yıllarca ilgilenmiş uzman doktorlar durumumdan haberdarlar. E-devlet kayıtlarında ve hastane arşivlerinde de hakkımda yeterince bilgi var. Doktorlar benim ilaçsız başedebilme yöntemim konusunda beni destekliyorlar ve doğruluyorlar fakat bunun başkaları için tedavi olarak uygulanabilmesi noktasında herkesin başaramayabileceğini düşünüyorlar. Aslında herkesin başlarda zorlanarak fakat zamanla kolaylıkla yapabileceği şeyler fakat 6 yıldır bildiklerimi herkesle paylaşmama ramen onların hayatında sadece hastalıklarında zor anlarında moral desteği vermekten ve hiç tanımadığım, görüşmediğim insanların içinde bulundukları durumu isabetle tahmin edip onları şaşırtmaktan öteye gidemiyorum. Yani doktorların söylediği gibi herkesin yapabileceği fakat yapamadığı bir durum var ortada.
Eğer makale yazabilecek, araştırma yapabilecek bir tanıdığınız varsa her türlü desteği veririm. Hastalığı başlangıç seviyesinde tutup ilerlemesini engellediğim için, başlangıçta tutmayı bırakıp 1 veya birkaç yıl içerisinde istedikleri gibi tekrar hastalanıp kısa süre içersinde tekrar kendimi iyileştirebilirim :slight_smile: Onlar da bu durumu gözlemleyebilirler.


#8

Özelden mesaj seçeneği var sanırım sayfada. Oradan bana isim ve iletişim bilgilerinizi yollarsanız memnun olurum.
Selamlar.